Türklerin İngilizce konuşurken en sık yaptığı hatalar ve nedenleri
“I am agree”, “open the light”, annenden bahsederken ağzından kaçan “he”… Bunları sen de söylediysen merak etme; İngilizce öğrenen Türklerin çoğu aynı yerlerde takılıyor. Sebebi dikkatsizlik değil, Türkçenin kendisi: dilimizde a, an ve the gibi artikeller yok, “o” tek bir zamir, sayıdan sonra çoğul eki gelmiyor, “th” ve “w” sesleri de bulunmuyor. Kafanda Türkçe kurduğun cümle İngilizceye geçerken bu izleri taşıyor. Dil biliminde buna ana dil aktarımı denir; ana dili ne olursa olsun, yabancı dil öğrenen herkeste görülür.
Bu sayfada Türklerin İngilizcede en sık yaptığı 15 hatayı yanlışı, doğrusu ve nedeniyle bulacaksın. Her hatanın arkasındaki Türkçe yapıyı da yazdık, çünkü hatanın nereden geldiğini bir kez görünce onu konuşurken yakalamak kolaylaşıyor. Ardından kelimesi kelimesine çeviriler, yalancı eş değerler ve Türkçede olmayan sesler geliyor.
Listeyi okumak hatayı tanımanı sağlar; ağzından çıkan cümleyi değiştirmek için ise konuşman gerekir. Airi bunun için var: tarayıcıda çalışan, sesli bir yapay zeka konuşma partneri. Sen İngilizce konuşursun, o sesli yanıt verir; bir cümlen aksadığında tek bir küçük düzeltme (Small fix) gösterip sohbeti sürdürür. Airi yalnızca İngilizce konuşur ve telaffuzuna puan vermez. Sayfanın sonunda bu hataları onunla nasıl çalışabileceğini anlattık.
Airi ile kısa bir örnek
En sık yapılan 15 hata: yanlışı, doğrusu ve Türkçedeki nedeni
Her satırda sık duyulan hâli, doğal İngilizcesi ve bizi o hataya götüren Türkçe yapı var. Sesleri aşağıda ayrıca ele aldık.
| Sık duyulan | Doğrusu | Neden? Türkçede ne var? |
|---|---|---|
| My brother is engineer. | My brother is an engineer. | Türkçede a, an ve the gibi artikeller yok; meslek söylerken “bir” bile kullanmayız: “Kardeşim mühendis”. İngilizcede tekil ve sayılabilir bir isim tek başına kalmaz; meslek söylerken a ya da an gerekir. |
| My mother is retired. He lives in Izmir. | My mother is retired. She lives in Izmir. | Kadın, erkek ve nesne için tek zamirimiz var: “o”. He ile she arasında seçim yapmaya alışık değiliz. |
| I have two brother. | I have two brothers. | “İki kardeş” deriz, “iki kardeşler” demeyiz. İngilizcede birden büyük sayıdan sonra isim çoğul olur. |
| She very tired today. | She is very tired today. | “O bugün çok yorgun” cümlesinde ayrı bir fiil yok. İngilizcede am, is ya da are şart. |
| I am agree with you. | I agree with you. | “Katılıyorum”u “aynı fikirdeyim” gibi bir durum olarak düşününce araya am giriyor. Agree fiildir, tek başına yeter. |
| I go to the cinema yesterday. | I went to the cinema yesterday. | Türkçede geçmiş zaman her fiile aynı ekle kurulur: gittim, aldım. İngilizcede düzensiz fiilin ikinci hâlini ayrıca hatırlamak gerekir; konuşurken akla geç gelir. |
| I live in Ankara since 2019. | I have lived in Ankara since 2019. | “2019'dan beri yaşıyorum”: Türkçede şimdiki zaman yeter. İngilizcede geçmişte başlayıp süren durum present perfect ister; süre için for, başlangıç için since. |
| Where you are going? | Where are you going? | Türkçede soru kurarken kelimelerin sırası değişmez. İngilizcede yardımcı fiil öznenin önüne geçer. |
| I live at Istanbul. | I live in Istanbul. | “-de/-da” eki in, on ve at'in üçünü de karşılar: İstanbul'da, masada, saat beşte. Şehir ve ülkelerle in kullanılır. |
| She is married with a doctor. | She is married to a doctor. | “Biriyle evli” deriz; “ile” de akla hemen with getirir. İngilizcedeki kalıp married to. |
| It depends to the weather. | It depends on the weather. | “Havaya bağlı” derken kullandığımız “-e/-a” eki akla hemen to getirir. Depend ise on ile kullanılır. |
| Can you explain me this word? | Can you explain this word to me? | “Bana açıkla” kalıbı “explain me” dedirtir. Önce neyin açıklandığı, sonra to ile kime açıklandığı gelir. |
| I very like Turkish coffee. | I really like Turkish coffee. | “Çok seviyorum”da “çok” fiilin önünde durur. Very ise fiili nitelemez; really ya da cümle sonunda a lot kullanılır. |
| I am boring at home. | I am bored at home. | Türkçede “sıkıldım” ile “sıkıcıyım” karışmaz. İngilizcede aynı kökün -ed hâli hisseden kişiyi, -ing hâli hissettiren şeyi anlatır. |
| I look forward to meet you. | I look forward to meeting you. | “To” görünce ardından yalın fiil bekleriz. Bu kalıpta to bir edattır, o yüzden fiil -ing alır. |
Bu hataların çoğunda sorun bilgi eksikliği değil: kuralı biliyorsun, ama konuşurken Türkçe kalıp daha hızlı davranıyor. İşe yarayan da kuralı bir kez daha okumaktan çok, doğru cümleyi sesli kurmak.
Kelimesi kelimesine çeviriler ve yalancı eş değerler
Hataların ikinci kaynağı, Türkçedeki fiili olduğu gibi çevirmek. Bizde “açmak”, “yapmak”, “içmek” pek çok isimle kullanılır; İngilizcede ise hangi ismin hangi fiille kullanıldığını ayrı ayrı öğrenmek gerekir.
| Türkçesi | Sık duyulan | Doğal İngilizce |
|---|---|---|
| ışığı açmak, ışığı kapatmak | open the light, close the light | turn on the light, turn off the light |
| telefonu kapatmak | close the phone | hang up (görüşmeyi bitirmek), turn off the phone (cihazı kapatmak) |
| parti yapmak | make a party | have a party, throw a party |
| ödev yapmak | make homework | do homework |
| sınava girmek | enter an exam | take an exam |
| ilaç içmek | drink medicine | take medicine |
Bir de yalancı eş değerler (false friends) var: Türkçedeki bir kelimeye benzer, ama İngilizcede başka anlama gelirler.
- Sympathetic “sempatik” değil, “anlayışlı, hâlden anlayan” demek. Sempatik biri için friendly ya da likeable de.
- Actual “aktüel” değil, “gerçek” demek. Güncel anlamında current kullan: “the current situation”.
- Control “göz atmak, gözden geçirmek” anlamındaki “kontrol etmek” değil; “yönetmek, denetim altında tutmak” demek. Bir belgeye bakılmasını istiyorsan check de: “Could you check this report?”
- Apartment “apartman” değil, “daire” demek. Apartmanın karşılığı apartment building.
- Fabric “fabrika” değil, “kumaş” demek. Fabrikanın karşılığı factory.
“Eline sağlık” ve “geçmiş olsun” gibi kalıpların ise birebir karşılığı yok. Çevirmeye uğraşma, duruma uyan cümleyi söyle: yemek yapan birine “That was delicious, thank you”, hasta birine “Get well soon”.
Türkçede olmayan sesler ve ses alışkanlıkları: nasıl çıkarılır?
Aksanlı konuşmak hata değil; hedef, anlaşılır olmak. Aşağıdaki sesler ise karıştığında kelime başka bir kelimeye dönüşebiliyor.
| Ses | Sık duyulan | Nasıl çıkarılır? |
|---|---|---|
| th: think, three, this, mother | “tink”, “tri”, “dis”, “madır” | Dilinin ucunu üst ön dişlerinin ucuna hafifçe değdir ve aradan hava üfle. This ve mother'da aynı konumda sesini de kat; boğazında titreşim hissedersin. |
| w: west, wine, work | “vest”, “vayn”, “vörk” | Dudaklarını “u” diyecekmiş gibi yuvarla, dişlerin dudağına değmesin. V sesinde ise üst dişler alt dudağa değer. |
| Kısa ve uzun i: ship ile sheep, live ile leave | İkisi de aynı “i” ile | Sheep'te dudaklarını gülümser gibi ger ve sesi uzat. Ship'te ağzını gevşet, sesi kısa kes. |
| Söz başında iki ünsüz: sport, street | “sipor”, “sitrit” | Türkçe kökenli kelimeler iki ünsüzle başlamaz; “tren”e “tiren” dememiz de bundan. S'yi uzat, ünlü eklemeden geç: “sss-port”. |
| Söz sonunda b, d, g: bad, bag | “bat”, “back” | Türkçede söz sonunda bu sesler sertleşir (kitabı, ama kitap). Sondaki sesi yumuşak bırak, önündeki ünlüyü biraz uzat. |
Airi telaffuzuna puan vermez, sesleri analiz etmez. Bu sesleri ayna karşısında ya da kendini kaydedip dinleyerek çalış; Airi'yle konuşurken aynı kelimeleri gerçek cümlelerin içinde kullanırsın.
Bu hataları Airi'yle nasıl çalışırsın?
On beş hatayı aynı anda düzeltmeye çalışma. Bir seansta tek bir kalıba odaklan ve onu sana bol bol söyletecek bir konu aç. Konuyu Airi'den İngilizce istemen yeterli:
- He ve she için: “Ask me about my family, one person at a time.” Her cevapta zamir seçmek zorunda kalırsın.
- A ve an için: “Ask me what my friends and relatives do for a living.” Cevapların “She is a nurse”, “He is an accountant” diye gelir.
- For ve since için: “Ask me how long I've lived in my city, had my job and known my best friend.” Cevapların “I've lived here for ten years”, “I've known her since high school” diye gelir.
- Soru kurmak için: “Let me interview you. I'll ask the questions.” Soruları sen sorunca “Where do you ...?” sırasını tekrar tekrar kurarsın.
- Th ve w için: “Let's talk about the weather this week.” Weather, this, week, Wednesday, Thursday: iki ses de bu konuda sık geçer.
Small fix belirdiğinde düzeltilmiş cümleyi bir kez sesli tekrar et, sonra anlatmaya devam et. Airi her hatayı tek tek saymaz, bir seferde bir düzeltme gösterir. Ertesi gün döndüğünde adını ve en son konuştuğunuz konuyu hatırlar. Google hesabınla ilk girişinde tanımlanan 600 ücretsiz kredi yaklaşık sekiz dakikalık konuşmaya yeter ve kredi kartı gerekmez; tek bir kalıbı denemek için uygun bir süre.
En iyi verimi nasıl alırsın?
Bir seansta tek hata seç
Listenin tamamını aynı anda düzeltmeye çalışma. Bugün yalnızca he ve she'ye, yarın yalnızca for ve since'e dikkat et. Hedef tek olunca hatayı konuşurken fark etmek kolaylaşır.
Yavaşla, cümleyi kısalt
He ile she arasında seçim yapmak ya da ismin önüne a koymak kısa bir an ister. Hızlı konuşmaya çalışınca Türkçe kalıp öne geçer. Kısa cümle kur, acele etme.
Doğrusunu kendi ağzından duy
Small fix belirdiğinde okuyup geçme; doğru cümleyi bir kez yüksek sesle söyle. Hatayı gözle tanımak yetmez, doğrusunu söylemeye ağzının da alışması gerekir.
Bugün konuşmaya başla
İlk 600 kredin ücretsiz, kredi kartı gerekmez. Giriş yap ve Airi ile ilk sohbetini başlat.
Google ile ücretsiz başlaAiri İngilizce konuşur, uygulamanın arayüzü de İngilizcedir. Zaten amaç da bu: öğrendiğin dilde pratik yapmak.
Sıkça sorulan sorular
Türkler he ve she'yi neden karıştırıyor?
Bu hataları yapmam İngilizcemin kötü olduğunu mu gösterir?
Airi hatalarımı nasıl düzeltiyor?
Airi th ve w telaffuzumu düzeltir mi?
Airi ücretsiz mi?
Airi Türkçe biliyor mu, uygulama hangi dilde?
Son güncelleme: